|
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal
Atatürk, Türkiye'yi bütün kurumları ile çağdaş
uygarlığın bir üyesi yapan, insanlık
tarihine mal olmuş büyük bir önderdir. Atatürk'ün
10 Kasım 1938'de vefat etmesiyle, onun yüceliğini
her yönüyle temsil edecek bir anıtmezar yapımına
karar verilmiştir. Anıtkabir'in Rasattepe'ye
yapılması ilgili komisyonda oylamaya sunulmuş
ve Ankara'daki Rasattepe'ye yapılması kabul
edilmiştir.
Anıtkabir yapılmadan önce
rasat istasyonu bulunduğu için Rasattepe
olarak anılan tepede (Anıttepe), M.Ö.12. yüzyılda
Anadolu'da devlet kuran Frig uygarlığına ait
tümülüsler (mezar yapıları) bulunmaktaydı.
Anıtkabir'in yapılabilmesi için bu tümülüslerde
arkeolojik kazılar yapıldı. Bu tümülüslerden
çıkarılan eserler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde
sergilenmektedir.
Anıtkabir'in inşaatı
ise 9 Ekim 1944'de görkemli bir temel atma töreni
ile başladı. Eserin inşası 9 yıllık bir süre
içinde 4 aşamalı olarak yapılmıştır:
Birinci Kısım İnşaat:
1944-1945
Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat
duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım
inşaata 9 Ekim 1944'te başlamış ve 1945'te
tamamlanmıştır.
İkinci Kısım İnşaat:
1945-1950
Mozole ve tören meydanını çevreleyen
yardımcı binaların yapılmasını kapsayan
ikinci kısım inşaat 29 Eylül 1945'te başlamış,
8 Ağustos 1950'de tamamlanmıştır. Bu aşamada
inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre,
temel basıncının azaltılması göz önünde
tutularak, anıt kütlesinin "temel
projesinin" hazırlanması kararlaştırılmıştır.
1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı
ve izolasyonu tamamlanmış ve her türlü çöküntüleri
engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde
betonarme temel sisteminin demir montajı
bitirilme aşamasına gelmiştir. Giriş
kuleleri ile yol düzeninin önemli bir kısmı,
fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları
ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü
tamamlanmıştır.
Üçüncü Kısım İnşaat:
1950
Anıta çıkan yollar, aslanlı yol, tören
meydanı ve mozole üst döşemesinin taş
kaplaması, merdiven basamakları, lahit taşının
yerine konması ve tesisat işleri yapılmıştır.
Dördüncü Kısım İnşaat:
1950-1953
Bu kısım inşaatı şeref holü döşemesi,
tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi
taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını
kapsıyordu. Dördüncü kısım inşaat 20 Kasım
1950'de başlamış ve 1 Eylül 1953'te
bitirilmiştir.
Anıtkabir yapımında
beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak
kolay işlenebilen gözenekli, çeşitli
renklerde traverten, mozole içi kaplamalarında
ise mermer kullanılmıştır. Heykel grupları,
aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan
beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı İlçesi'nden,
kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz
travertenler ise Polatlı ve Malıköy'den
getirilmiştir. Kayseri Boğazköprü mevkiinden
getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören
meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde, Çankırı
Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler zafer
kabartmaları, şeref holü dış, duvarları ve
tören meydanını çevreleyen kolonların yapımında
kullanılmıştır. Şeref holünün zemininde
kullanılan krem, kırmızı ve siyah mermerler
Çanakkale, Hatay ve Adana'dan, şeref holü iç
yan duvarlarında kullanılan kaplan postu
Afyon'dan, yeşil renk mermer Bilecik'ten
getirilmiştir. 40 ton ağırlığındaki
yekpare lahit taşı Adana'nın Osmaniye İlçesi'nden,
lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer
ise Afyon'dan getirilmiştir.
ANITKABİR'İN MİMARİ ÖZELLİKLERİ
Türk mimarlığında
1940-1950 yılları arası, II. Ulusal Mimarlık
Dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemde
daha çok anıtsal yönü ağır basan,
simetriye önem veren, kesme taş malzemenin
kullanıldığı binalar yapılmıştır. Anıtkabir
bu dönemin özelliklerini taşımaktadır. Bu dönem
özellikleri ile birlikte Anıtkabir'de Selçuklu
ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme öğelerine
sıkça rastlanır. Dış cephelerde, duvarların
çatı ile birleştiği yerde kuleleri dört
yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde
testere dişi olarak adlandırılan bordür
bulunmaktadır. Ayrıca Anıtkabir'in bazı
yerlerinde (Mehmetçik Kulesi, Müze Müdürlüğü)
kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler
Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır.
ANITKABİR'İN BÖLÜMLERİ
Anıtkabir yaklaşık 750.000 metrekarelik bir
alanı kaplamakta olup, Barış Parkı ve
Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır.
A-BARIŞ PARKI: Atatürk'ün
"Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" özdeyişinden
ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden
ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen
fidanlarla oluşturulan Barış Parkı içinde
Afganistan, A.B.D., Almanya, Avusturya, Belçika,
Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hindistan,
Irak, İngiltere, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya,
Japonya, Kanada, Kıbrıs, Mısır, Norveç,
Portekiz, Yugoslavya ve Yunanistan'dan çeşitli
ağaç ve fidanlar getirilmiştir. Bugün Barış
Parkı'nda 104 ayrı türden yaklaşık 48.500
adet süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi
bulunmaktadır.
B-ANIT BLOKU: Anıt Blok;
Aslanlı Yol, Tören Meydanı ve Mozole olarak
üç bölümden oluşmaktadır. Anıtkabir'e
Tandoğan kapısından girildiğinde Barış
Parkı içerisinde uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki
26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır.
Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak
istiklal ve hürriyet kuleleri yer alır.
Anıtkabir yapı topluluğu içinde,
simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on
adet kule vardır. Bu kulelere ulusumuzun ve
devletimizin oluşumunda büyük tesirleri olan
yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir.
Kuleler, plan ve yapı bakımından birbirinin
benzeridir. Kareye yakın 12x14x7,20 metre
boyutlarında dikdörtgen plan üzerine kurulmuş
olan kulelerin üzeri piramit biçiminde çatılarla
örtülüdür. Çatıların tepelerinde, eski Türk
çadırlarında görülen tunç mızrak ucu vardır.
Eski Türk kilim desenlerinden alınmış
geometrik süslemeler, fresk tekniğinde
uygulanmıştır. Ayrıca kulelerin iç duvarlarında,
o kulenin ismiyle ilgili bir kompozisyon ve Atatürk'ün
özlü sözleri bulunmaktadır.
1.İSTİKLAL KULESİ:
Aslanlı yolun sağ başındaki İstiklal
Kulesi'nin iç duvarlarında bulunan kabartmada,
ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir
gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal
figürü görülmektedir. Kartal, mitolojide ve
Selçuklu sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın
sembolü olarak tasvir edilmiştir. Kılıç
tutan genç ise istiklali savunan Türk
milletini temsil etmektedir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun
eseridir. Ayrıca kule duvarlarında yazı bordürü
olarak Atatürk'ün istiklalle ilgili sözleri
yer almaktadır. Kulenin içinde ise Anıtkabir
maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı
panolar bulunmaktadır.
2.HÜRRİYET KULESİ:
Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet
Kulesi içindeki kabartmada; elinde kağıt
tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha
kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek figürü
bağımsızlığın kutsallığını, elindeki
kağıt "Hürriyet Beyannamesi"ni
sembolize etmektedir. At figürü ise hürriyet
ve bağımsızlık sembolüdür. Kabartma Zühtü
Müridoğlu'nun eseridir. Kule duvarlarında
Atatürk'ün hürriyet ile ilgili sözleri yazılıdır.
Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını
gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan
taş örnekleri bulunmaktadır.
3.KADIN HEYKEL GRUBU: İstiklal
kulesinin önünde, ulusal giysiler giymiş üç
kadından oluşan bir heykel grubu vardır. Bu
kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar
uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak
demetlerinin meydana getirdiği çelenk
bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Soldaki
kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk'e
tanrıdan rahmet dilemekte, ortadaki kadın
eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır. Bu
üçlü grup, Türk kadınlarının Atatürk'ün
ölümünün derin acısı içinde bile gururlu,
ağırbaşlı ve azimli oluşunu dile
getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin Özkan'ın
eseridir.
4.ERKEK HEYKEL GRUBU: Hürriyet
Kulesi'nin önünde üç erkekten oluşan heykel
grubu vardır. Sağdaki erkek başında miğferi
ve kalın kaputu ile Türk askerini temsil
ederken, onun yanında elinde kitabı ile Türk
gençliğini ve aydın insanı, biraz gerisinde
ise yerel kıyafetlerle Türk köylüsü temsil
edilmiştir. Her üç heykelin yüzünde derin
acı ile Türk milletinin kendine özgü ağırbaşlılığı
ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir.
Heykel grubu, Hüseyin Özkan'ın eseridir.
5.ASLANLI YOL: Ziyaretçileri
Atatürk'ün yüce huzuruna hazırlamak için
yapılmış olan 262 m. uzunluğundaki yolun iki
yanında oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli
bulunmaktadır. Atatürk'ün Türk ve Anadolu
tarihine verdiği önem sebebiyle, Anadolu'da
uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan
aslan heykelleri kuvvet ve sükuneti temsil
etmektedir. Heykeller Hüseyin Özkan'ın
eseridir.
6.TÖREN MEYDANI: Aslanlı
yolun sonunda yer alan tören meydanı 129
x84,25 m. boyutlarındadır. 15.000 kişi
kapasiteli bu alanın zemini; siyah, kırmızı,
sarı ve beyaz renkte traverten taşlardan oluşan
373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir.
7.MEHMETÇİK KULESİ:
Aslanlı yolun bitiminde sağda Mehmetçik
Kulesi yer almaktadır. Kulenin dış yüzeyinde
yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan
Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade
edilmektedir. Bu komposizyonda, elini asker oğlunun
omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen
hüzünlü, fakat gururlu anne tasvir edilmiştir.
Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.
Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Mehmetçik ve
Türk kadınları hakkında söylediği özlü sözler
yer almaktadır. Kulenin içinde; Anıtkabir ve
Atatürk ile ilgili çeşitli kitaplar ve
hediyelik eşyalar ziyaretçilere sunulmaktadır.
8.ATATÜRK VE TÜRK DEVRİMİ
KÜTÜPHANESİ: Mehmetçik ve Zafer kuleleri
arasında yer alan; müze, kitaplık ve Kültürel
Faaliyetler Müdürlüğü'nün içindeki
birimde "Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi"
bulunmaktadır. Atatürk, milli mücadele ve inkılâplar
konulu Türkçe ve yabancı dillerde kitapların
bulunduğu bir "İhtisas Kütüphanesi"
olarak, her kesimden araştırmacı ve okuyucuya
hizmet vermektedir.
9.ZAFER KULESİ: Kulenin
duvarlarında Atatürk'ün en önemli üç
zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri
yazılıdır. Kule içinde Atatürk'ün naaşını
19 Kasım 1938'de İstanbul Dolmabahçe Sarayı'ndan
alarak Sarayburnu'nda donanmaya teslim eden top
arabası sergilenmektedir.
10.İSMET İNÖNÜ'NÜN LAHTİ:
Barış ve Zafer Kuleleri arasında yanları açık
sütunların oluşturduğu galerinin ortasında
25 Aralık 1973 yılında vefat eden Atatürk'ün
en yakın silah arkadaşı, Türk Milli Mücadelesinin
Batı Cephesi komutanı ve ikinci cumhurbaşkanı
İsmet İnönü'nün sembolik lahdi bulunmaktadır.
Mezar odası alt kattadır. İsmet İnönü, Anıtkabir'e
28 Aralık 1973'te Bakanlar Kurulu Kararı ile
defnedilmiştir.
11.BARIŞ KULESİ:
Kulenin iç duvarında Atatürk'ün "Yurtta
Barış, Dünyada Barış" ilkesini dile
getiren bir kabartma kompozisyonu yer almaktadır.
Bu kabartmada çiftçilik yapan köylüler ve
yanlarında kılıcını uzatarak onları
koruyan bir asker figür tasvir edilmiştir. Bu
asker barışın sağlam ve güvenli kaynağı
olan Türk ordusunu sembolize etmektedir. Bu şekilde
insanlar Türk ordusunun sağladığı huzur
ortamı içinde günlük hayatlarını devam
ettirmektedirler. Kabartma, Nusret Suman'ın
eseridir. Kule duvarlarında Atatürk'ün barış
ile ilgili sözleri yer almaktadır. Kulenin içinde
ise Atatürk'ün 1935-1938 yılları arasında
kullandığı Lincoln marka tören ve makam
otomobilleri sergilenmektedir.
12.23 NİSAN KULESİ:
Kulenin iç duvarında 23 Nisan 1920'de Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nin açılışını
temsil eden bir kabartma yer almaktadır. Bu
kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın
üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının
diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını
simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır. Kabartma,
Hakkı Atamulu'nun eseridir. Kule duvarlarında
meclisin açılışıyla ilgili Atatürk'ün özlü
sözleri yer almaktadır. Kulede Atatürk'ün
1936-1938 yılları arasında kullandığı
Cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir.
13.BAYRAK DİREĞİ: Anıtkabir'in
Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanına
giriş merdivenlerinin ortasında, tek parçalı
yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı
dalgalanır. Amerika'da özel olarak yaptırılan
33.53 m. yüksekliğindeki bu direk, Avrupa'daki
tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseğidir.
Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmaktadır.
Amerika'da yaşayan Türk asıllı Amerika
vatandaşı Nazmi Cemal tarafından, kendi
bayrak direği fabrikasında imal edilerek 1946
yılında Anıtkabir'e hediye edilmiştir.
Bayrak direğinin kaidesinde yer alan
kabartmada; meşale Türk medeniyetini, kılıç
taarruz gücünü, miğfer savunma gücünü, meşe
dalı zaferi, zeytin dalı ise barışı
simgelemektedir. Türk bayrağı, ulusumuzun
yurdunu savunma, zafer kazanma, barışı koruma
ve uygarlık kurma gibi yüce değerleri üzerinde
dalgalanmaktadır. Kabartma Kenan Yontuç'un
eseridir.
14.MİSAK-I MİLLİ KULESİ:
Müzenin girişindeki bu kulenin içinde bulunan
kabartma, tek vücut olarak kenetlenmemizi
sembolize etmektedir. Kabartma, bir kılıç
kabzası üzerinde üst üste konmuş dört
elden ibarettir. Bu komposizyon Türk vatanının
kurtarılması için içilen millet andını
ifade etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın
eseridir. Kulenin duvarlarında Atatürk'ün
Milli Misak ile ilgili sözleri yazılıdır.
Kulenin ortasında Anıtkabir'de icra edilen törenlere
katılan heyetlerin özel defteri imzalamaları
için imza kürsüsü yer almaktadır. Müzenin
girişi olan bu kulede bulunan aktüalite
panolarında Anıtkabir'de yapılan önemli törenlere
ait fotoğraflar da sergilenmektedir.
15.ANITKABİR ATATÜRK MÜZESİ:
Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun
olarak, Misak-ı Milli ve İnkılâp kuleleri
arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir.
Bu amaçla 21 Haziran 1960'ta Anıtkabir Atatürk
Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk'ün
kullandığı eşyalar ve kendisine hediye
edilen armağanlar ve giysileri teşhir
edilmektedir. Müzede ayrıca Atatürk'ün
madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından
A. Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen'in
müzeye armağan ettikleri Atatürk'e ait eşyalar
sergilenmektedir.
16.İNKILAP KULESİ: Müzenin
devamı olan bu kulede Atatürk'ün giydiği
elbiseler sergilenmektedir. Kulenin iç duvarında
yer alan kabartmada zayıf, güçsüz bir elin
tuttuğu sönmek üzere olan bir meşale, çökmekte
olan Osmanlı İmparatorluğu'nu
simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru
kaldırdığı ışıklar saçan diğer bir meşale
ise, yeni Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk'ün Türk
ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak
için yaptığı inkılâpları simgelemektedir.
Kabartma Nusret Suman'ın eseridir. Kule
duvarlarında Atatürk'ün inkılâplarla ilgili
sözleri yazılıdır. Müzenin giysi bölümü
olarak kullanılan bu kulede; Anadolu Üniversitesi
eski rektörü Prof. Dr.Yılmaz Büyükerşen'in
yaptığı Atatürk'ün gerçek boyutlarında
balmumu heykeli bulunmaktadır.
17.CUMHURİYET KULESİ:
Sanat Galerisi'nin girişi olan bu kulenin
duvarlarında Atatürk'ün Cumhuriyet ile ilgili
özlü sözü bulunmaktadır. Kulenin içinde,
Atatürk'ün öğrenim gördüğü Manastır
Askeri İdadisi ile Sivas ve Erzurum Kongre
binaları ve I. T.B.M.M. binalarının maketleri
ve o dönemlere ait fotoğraflar
sergilenmektedir.
18.SANAT GALERİSİ:
Cumhuriyet Kulesi ve Müdafaa-i Hukuk Kuleleri
arasında yer alan bu bölümde Atatürk'ün özel
kitaplığı teşhir edilmektedir. Duvarlarda
Atatürk'ü ziyaret etmiş olan yabancı devlet
adamları ile Atatürk'ü birlikte tasvir eden
yağlı boya tablolar bulunmaktadır. Bu
tablolar, ressam Rahmi Pehlivanlı'nın
eseridir. Galeride ayrıca, Atatürk, Milli Mücadele
ve Anıtkabir konulu belgesel filmlerin gösterildiği
sinevizyon bölümü yer almaktadır.
19.MÜDAFAA-İ HUKUK KULESİ:
Bu kule duvarının dış yüzeyinde yer alan
kabartmada, Kurtuluş Savaşımızda ulusal
birliğimizin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile
getirilmektedir. Kabartmada, bir elinde kılıç
tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı
geçen düşmana "Dur!" diyen bir
erkek figür tasvir edilmiştir. İleri uzatılan
elin altında bulunan ulu ağaç yurdumuzu, onu
koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla
birleşmiş olan milletimizi temsil etmektedir.
Kabartma Nusret Suman'ın eseridir. Kulenin
duvarlarında Atatürk'ün Müdafaa-i Hukuk
konusunda söylediği sözler yer almaktadır.
Kulenin içinde "Atatürk ve Milli Mücadele"
konulu periyodik sergiler düzenlenmektedir. Ayrıca
Atatürk'ün öğrenim gördüğü Harbiye
Mektebi'nin maketi bulunmaktadır.
20.SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ
KONULU KABARTMA: Komposizyonun sağında bir
genç, iki at, bir kadın ve bir erkek
bulunmaktadır.Bunlar, savaşın ilk döneminde
düşman saldırıları karşısında evlerini bırakıp
yurt savunması için yollara düşmüştür. Sağdaki
delikanlı arkaya dönmüş, sol elini kaldırıp
yumruğunu sıkarak düşmanlara; "Bir gün
döneceğiz ve sizden öcümüzü alacağız"
demektedir. Bu üçlü grubun önünde çamura
batmış bir araba, çabalayan atlar, tekerleği
döndürmeye çalışan bir erkek ve iki kadın
ile ayakta bir yiğit ve ona bir kılıç sunan
diz çökmüş bir kadın vardır. Bu grup figürleri,
Sakarya Muharebesi başlamadan önceki dönemi
temsil etmektedir. Bu grubun solunda, yere
oturmuş iki kadın ve bir çocuk, düşman
istilası altında, Türk ordusunu bekleyen halkımızı
simgelemektedir. Bu halkın üzerinden uçarak
Başkomutan Mustafa Kemal'e çelenk sunan bir
zafer meleği vardır. Komposizyonun sonunda
yere oturan kadın vatan anayı, diz çöken genç
Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanan Türk
ordusunu, meşe ağacı ise zaferi
simgelemektedir. Vatan ana, Türk ordusunun
zaferinin simgesi olan meşe ağacını göstermektedir.
Kabartma İlhan Koman'ın eseridir.
21.BAŞKOMUTAN MEYDAN
MUHAREBESİ KONULU KABARTMA: Komposizyonun
solunda yer alan ve bir köylü kadın, bir
erkek çocuk ve bir attan oluşan grup milletçe
savaşa hazırlık dönemini temsil etmektedir.
Sonraki bölümde; Atatürk bir elini ileri
uzatmış ve "Ordular ilk hedefiniz
Akdeniz'dir, ileri!" diyerek ordularımıza
hedefi göstermektedir. Öndeki melek, Ata'nın
emrini borusu ile uzak ufuklara iletmektedir.
Bundan sonraki bölümüde, Atatürk'ün emrini
yerine getiren Türk ordusunun fedakarlıklarını
ve kahramanlıklarını temsil eden kabartmada,
vurulup düşen bir erin elindeki bayrağı
kavrayan bir yiğit ile siperde ellerinde kalkan
ve kılıçlı bir asker Türk ordusunun
taarruzunu sembolize etmektedir. Önde ise
elinde Türk bayrağı ile Türk ordusunu çağıran
zafer meleği bulunmaktadır. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun
eseridir.
22.MOZOLE: Anıtkabir'in
en önemli bölümü olan mozoleye çıkan 42
basamaklı merdivenlerin ortasında
"hitabet kürsüsü" yer almaktadır.
Mermer kürsünün tören meydanı cephesi
dairesel geometrik motiflerle süslü olup,
ortasında Atatürk'ün "Hakimiyet kayıtsız
şartsız milletindir" sözü yazılıdır.
Kürsü Kenan Yontuç'un eseridir. Mozole
72x52x17 metre boyutlarında uzunca dikdörtgen
bir plan üzerine kurulmuş olup, ön ve arka
sekiz, yan cepheler ise 14.40 m. yüksekliğinde
ondört kolonatla çevrelenmiştir. Mozole
cephesinde, solda Atatürk'ün Türk gençliğine
hitabı, sağda ise Cumhuriyet'in kuruluşunun
10. yıldönümünde söylediği nutku yer
almaktadır. Harfler taş kabartma üzerine altın
yaldızlarla yazılmıştır.
23.ŞEREF HOLÜ: Şeref
holüne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda
Atatürk'ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk ordusuna
son mesajı, solda ise 2. Cumhurbaşkanı İsmet
İnönü'nün Atatürk'ün ölümü üzerine yayınladığı
21 Kasım 1938 tarihli Türk milletine taziye
mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt Atatürk'ün
doğumunun 100. yılı olan 1981'de yazılmıştır.
Girişin tam karşısında büyük pencerenin
yer aldığı nişin içinde, Atatürk'ün
sembolik lahdi bulunmaktadır. Lahit taşı tek
parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır.
Lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz
Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref holünün
zemini Adana ve Hatay'dan, yan duvarları ise
Afyon ve Bilecik'ten getirilen kırmızı,
siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle
kaplanmıştır. Şeref holünün 27 kirişten
oluşan tavanı ile yan galeri tavanları mozaik
ile süslenmiştir. Şeref holünün yüksekliği
17 m. olup, yan duvarlarında altışardan 12
adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının
üstü, düz kurşun çatı ile örtülüdür.
24.MEZAR ODASI: Atatürk'ün
aziz naşı, mozolenin zemin katında doğrudan
doğruya toprağa kazılmış bir mezarda
bulunmaktadır. Mozolenin birinci katı olan şeref
holündeki sembolik lahit taşının tam altında
bulunan mezar odası Selçuklu ve Osmanlı
mimari stilinde sekizgen planlı olup, piramidal
külahlı, tavanı geometrik motifli mozaiklerle
süslenmiştir. Zemin ve duvarlar siyah, beyaz,
kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar
odasının ortasında kıble yönünde kırmızı
mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın
çevresinde bütün illerden ve Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'nden gönderilen toprakların
konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır.
|