Albert Einstein 

 

  Albert Einstein, 14 Mart 1870’da Ulm, Baden-Württemberg, Almanya’da dünyaya geldi. Kendisine şu anda dünyada en çok tanınan bilim adamı diyebiliriz. Çünkü bilim dünyasına çok fazla katkısı var. Bilim dünyasına sağladığı katkı kendisinin bile tahmin edemeyeceği kadar ün kazandırdı. Albert Einstein'ın ailesinin elektrik makinaları üreten bir iş yeri vardı. Einstein bir Yahudi olmasına rağmen, Münih’te bir katolik eğitimi aldı. 1894'te ailesi iş yaşamında başarısız oldu, bu neden Milano'ya taşındılar. Einstein lise öğrenimini sürdürdü ancak başarılı olamadı bu nedenle okulunu bıraktı. Daha sonra İsviçre’de girdiği Federal Uygulayımbilim Kurumu sınavını kazanamadı. Daha sonra Aarau’da öğrenimine devam etti. Diğer okulunda öğretmenlerle yaşadığı sıkıntıyı bu okulda yaşamadı. James Clerk Maxwell‘in elektromanyetik kuramını inceledi. Aarau'daki öğrenimini bitirdikten sonra Federal Uygulayımbilim Kurumuna girdi. Einstein'ın Marcel Grossmann adlı arkadaşı tuttuğu notları Einstein ile paylaştı ve bunun sayesinde sınavlarından geçmeyi başardı.

  Einstein dünya için çok önemli bir bilim adamıdır, sadece bilimsel yönüyle değil sosyal yaşamıyla da insanlara örnek olmuştur. Çünkü her şeyden önce insanların en büyük manevi değeri olan dine nasıl bir yaklaşım göstermemiz gerektiğini bizlere göstermiştir. Özellikle bilimin dinden ayrı olmayacağını vurgulamıştır. Bunu en güzel "Bilimsiz bir din kör, dinsiz bir bilim topaldır." diyerek açıklamıştır. Ve aynı zamanda tabiatın da insanlarda Allah'a karşı bir saygı oluşturduğunu da savunmuştur. Einstein "Bilimle ciddi şekilde uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun olduğuna ikna olur. Bu yüzden bilimle uğraşmak, insanı dine götürür." diyerek tabiatın ne kadar mükemmel bir şekilde yaratıldığına inandığını insanlığa göstermiştir.

  Albert Einstein 1900 yılında okulunu bitirdi. Üniversitelerde öğretmenlik yapmaya çalıştı ama iş imkanı bulamadı, çünkü İsviçre vatandaşı değildi aynı zamanda bir yahudiydi. Ancak daha sonra bir arkadaşının babasının nüfusuyla Berne’de Patent Bürosunda çalışmaya başladı. Daha üniversiteye gitmeden çalışmalarını sürdürdü, genelde fizikle ilgilenirdi. 1905'te Alman Fizik Yıllığında beş denemesi yayımlandı ve aynı yıl Prof. Dr. unvanını aldı.

  1913'de Einstein Almanya da, Berlin de Kaiser Wilhelm Fizik Kurumunda çalışmaya başladı. 1915'de Genel görelilik kuramını yayımladı. Bu kuramı kendisini dünyada çok ünlü bir bilim adamı yaptı. Kuramı hakkında bir çok kitap yazıldı. Kendiside 1916'da "Reality, The Special And The General Theory" kitabında teorisini anlattı.

  Işığın tikel bir dalga boyunun, değişmez erke içerikli nicelerden (fotonlardan) yapılmış olduğu için, bir metal atomu tarafından soğurulacağını ve yalnızca değişmez erke içerikli bir elektronu dışarıya atacağını ileri sürdü. Ve bu sayede 1921'de Nobel fizik ödülünü kazandı. 1922'de bu ödülü almak için İsveç'e gitti.

  Einstein atomun çekirdeğinin parçalanmasını buldu ancak nükleer silah üretimine her zaman karşıydı. Bunu her fırsatta dile getiriyordu. Çünkü nükleer silahların dünya barışı için çok tehlikeli olduğunu biliyordu. Japonya'ya atılan Nükleer silahın yapında kendisinden yardım edilmesi istendi ancak kabul etmedi. Einstein'a üçüncü dünya savaşının hangi silahlarla yapılacağı sorulduğunda Einstein "üçüncü dünya savaşını bilmiyorum ama dördüncüsü taş ve sopayla yapılacak" derdi.

  1940'da Amerikan yurttaşlığına geçti. Einstein tam bir İsrail hayranıydı ancak 1952'de teklif edilen İsrail Cumhurbaşkanlığını kabul etmedi bunun sebebini ise "insanlarla uğraşamayacağımdan değil sayılar hakkında çok fazla bilgim olduğundan kabul etmiyorum" dedi. Ve üç yıl sonra Albert Einstein 18 Nisan 1955'de New Jersey ABD’de öldü.