|
İnsanların çağlar
boyunca hayran kaldıkları büyük
eserler, asırlar boyu sanatçılara
ilham, onlara yaklaşma ve onları geçme,
daha iyisini ve daha güzelini yapma
arzusu vermiştir. Tarihi açıklayan,
insan gücünün ve kabiliyetinin tanıkları
olan bu şaheserlere ilgi duymayan
nesiller, yaratıcılıklarını kaybetmişler,
içinde bulundukları nesillerin medeniyet
yarışında geri kalmalarına sebep olmuşlardır.
Bu sebeple, bütün dünya için eşsiz
birer kaynak ve hazine olan bu eserlerin
bilinmesinde büyük faydalar vardır.
Tarihçiler, yazarlar ve
sanatkarlar, yüzyıllardan beri "Dünyanın
en büyük ve en güzel anıtları
hangileridir, nerede, ne zaman ve niçin
yapılmışlardır?" sorularına
cevap aramışlardır.
M.Ö. 4. yüzyılda Sidon'lu
Antipatros ilk defa, kendi çağında yeryüzünde
mevcut olan yedi büyük ve güzel anıtı
"Dünyanın Yedi Harikası"
olarak adlandırmıştır.
|